Dr. Ismail YILDIZ

Calle 93B No.17-12/26, Consultorio 406 Bogotá - Colombia Tel: (57)(1) 618 26 29

1344275
Hoy
Ayer
Esta semana
Semana pasada
Este mes
Mes pasado
Todos
576
1341
11787
1321266
15621
54072
1344275
Your IP: 54.160.245.121
Server Time: 2017-12-11 09:29:25

PANIK ATAK, ENDISELERIN VE ACILARIN BÜYÜGÜ

 

Dr. Ismail YILDIZ

MD, MSc., Psikanalist.

Asociación Psicoanalítica Colombiana (APC), Federación Psicoanalítica de America Latina (FEPAL) ve International Psychoanalytical Association (IPA), in as!l üyesiyim.

MEDICENTRO. Calle 93B No.17-26, Consultorio 406. Bogotá, Kolombiya. Tels: (57 1) 618 26 29/25 18

Email: Esta dirección de correo electrónico está protegida contra spambots. Usted necesita tener Javascript activado para poder verla.

Merhaba!

Geçen makalemde gelecek yazimin rüyalar üzerine olacagini söylemistim. Fakat, bir genç kadinin endise ve acilari karsisinda, bu konuyu biraz aydinlatmanin daha acele ve önemli oldugunu düsünerek karar degistirdim. Eminim ki asagida anlatilanlara benzeyen (tamamen esit olmasa bile) hisleri yasayanlarin sayisi zannettiginizden çok daha fazladir. Bu kisilerin de açiklamalarimdan faydalanacaklarini umarim.

Verecegim açiklamalarin anlasilabilmesi için okuyucumuz tarafindan gönderilen sikayetlerin ana hatlarini sunuyorum:

”Sayin Dr.Ismail Yildiz Bey:

Basta bu hassas konuda bizleri bilgilendirme çabalariniz için sizi tebrik eder, sükranlarimi sunarim... Malesef içinde bulundugumuz ortamda insanlarin çildirasi geliyor...
Ben Almanya’da yasayan genç bayanim. Evlilik süresi içerisinde zaman zaman esim tarafindan aldatilmam bende bazi olumsuz etkiler birakti. Bir topluma çikamaz oldum. Bir e$ dostla bir ortamda bulunamaz oldum. Ben nerde ne zaman bir kisi ile karsi karsiya geldigimde, o kisiler karsisinda kendi kendimi bir asagilik bayan gibi görüyorum. Ve o kisilerin de benim hakkimda öyle düsündügünü zannediyorum. Çünkü esimin beni aldattigi kadinlari her erkegin midesi almazken, esimin onlari bana tercih etmesi bende bir asagilik kompleksi yaratti.
1- Herseyden önemlisi, bir toplumda biri ile konusmak içimden gelmiyor.
2- Konusunca ayni anda bütün vucudumu aniden bir ates basiyor, ter içinde kaliyorum.
3- Terlememle birlikte bir sersemlik basliyor.
4- O anda, o ortami terk etmezsem agidim geliyor, sanki herkes bana bakiyor ve benim hakkimda düsünüyormus gibi geliyor.
Bu olayi yasadigim anlarda inanin çok kötü durumdayim. Allah kimseye böyle bir hastalik vermesin. Piskologlara gidiyorum ama onlar sadece teselli edip gönderiyorlar. Ama yine o kötü durum bende hep devam ediyor. 5 senedir benim çektigimi bir ben bir de Allah bilir. Kimine göre bu hastalik cinlenme ve delirme olarak algilaniyor. Inanin sizin yardim ve görüslerinize ihtiyacim var. Simdiden Allah sizden razi olsun vereceginiz yanit icin.”

 

Sayin genç “Bayan” (Tabiiki özel isim burada verilmez. Eger siz de durumunuzu yazarsaniz, sizin isim de verilmeyektir). Her seyden önce sizin anlattiklariniza ben inaniyorum. Çünkü bildigim çok kiside size benzer acilar çektiler, ve çekmeye devam ediyorlar. Bunlar sadece kadinlar degil, erkeklerde de var. Belki biolojik veya ruh yapilarinin degisik olmalarindan kadinlarda bu durumlar daha fazla gözlemleniyor. Diger taraftan, genellikle erkekler hislerini baskalarindan daha fazla sakliyorlar ve acilarini pek anlatmiyorlar.

Her durumda, baskalarinin da size benzer aci çekmesini ögrenmeniz biraz da olsa endisenizi azaltabilir. Fazladan sizin durumlarda olanlarin “cinlenme ve delirme” olmadiklarini bilmeleri ve inanmalari tedavi için bir çesit ilk adimdir. Çünkü insan inanilan doga üstü kuvvetlerini (cinleri, perileri, vb) pek kontrol edemez, fakat insan iliskilerini iyilestirebilir. Çünkü, sizin de anlattiginiz gibi, sizin esinizle iliskiniz size çok zarar vermis, ve bu zarardan çikamamissiniz. Bu demek degildirki esi tarafindan her aldatilan kadin sizin gibi ruhen ve bedenen böyle hasta oluyor. Büyük ihtimal, siz, ruhen, geçmisinizden biraz daha “nazik” geliyordunuz. Bu konuda fazla fikir yürütemem, çünkü ailenizdeki geçmis iliskilerinizi ve su anda hangi ortamda yasadiginizi bilmiyorum (siz çildirtan bir ortamda yasadiginizi söylüyorsunuz). Ayni zamanda, su anda ayni esinizle beraber yasamaya devam edip etmediginizi de bilmiyorum. Diger kisilerle olan iliskilerinizi de bilmiyorum. Çünkü bu sekil endise ve acilar kisinin iliskilerinin kötüden daha betere gitmesiyle dogup, gelisip ve devam ediyor. Bilhassa size en yakin kisilere bile güveninizi kayip ettiginiz zaman basliyor.

Sizde olan semtomlarin (belirtilerin) genel adina “panik atak” deniyor. Korku bir çesit panige dönüsüyor (Panik, büyük korku demektir. Eski Yunan Tanrilarindan, Panik, bazen bagirarak herkesi çok korkutuyormus!). Tabiîki bunun dereceleri var. Birazcik çekingenlikten tut, toplum önünde konusurken biraz kizaranlardan (bir çesit atesleri yükseliyor), uçaga binmeden önce alkol veya hap alanlar veya korkudan hiç uçaga binmeyenler (binbir bahane ile izah verirler, korkularini söylememek için), uzaktan küçük bir köpek geçerken ter içinde kalanlar, veya hayat boyu evlenmeyenler de var (digeri ile yakin cinsel iliskiden korkarak panige girdikleri için), vb.

 

Bilmiyorum ne derece psikolojik tedavinize devam ettiniz, veya etmediniz. Bu konulari psikologlar ve psikiatrlar bilirler. Sizin esinizle veya ortaminizla zorluklari, veya geçmisinizden gelen baska zorluklari çözmeseler bile, hiç olmazsa panik ataklarinin dehsetini ve acisini azaltacak yeterli ilaçlar var, bilmiyorum kullandinizmi.

Eger benim mail adresime kisisel ve hayat durumunuzu fazla açiklarsaniz, bende sizin kisisel ve özel durumunuza daha da yaklasir, ona göre daha iyi tavsiyelerde bulunabilirim.

Birde, her kisinin ruhu kendi kisiligine göre hastalaniyor. Yani doktorlarin koydugu ayni ruhî hastalik teshisinin göstergeleri kisiden kisiye degisiyor. Fazladan, birisinde bir fobi veya panik atagi olmasi baska problemlerin olmasini engellemiyor. Zaten genellikle birden fazla ruhî “hastalik”, veya ruhî zorluklar ayni kiside gözleniyor.

 

Baslikta panik atagina endiselerin ve acilarin büyügü diyorum. Çünkü agir panik ataklari sirasinda kisi 3 seyden çok korkuyor (zaten panik müthis korku demektir): 1. ölmekten korkuyor, sanki kendisini hemen ölecekmis gibi hissediyor; 2. bayilmaktan korkuyor, sanki hemen dengesini kaybedip, yere düsecekmis gibi (bazen tansiyon azaldigi zaman düsebiliyor, ama yavas yavas, yani epilepsi degil); ve 3. delirmekten korkuyor, yani kendi kontrolunu kaybetmekten korkuyor. En büyük korkuda bu, kisinin benligini kaybetme korkusu, “ruhî ölüm” korkusu. Bu korku vucut ölümü korkusundan çok daha derin, ve dehset (terror) yaratiyor. Aslinda bu 3 siddetli korkuyu kelimelerle anlatabilmek çok zor veya imkansiz.

Bu durumda, kisi korkularindan da korkmaya basliyor. Kendini simdi iyi hissetse bile, “ya bu aksam sosyal bir toplantida gene panik atagi gelirse” diye düsünüp korkmaya basliyor. Bu korkudan o aksamki toplantiya gitmeyebiliyor, veya toplantiyi düsünerek panik atagi hissetmeye baslayabiliyor.

 

Sadece bu endiseleri, heyecanlari (korku ve dehset) vede acilari hissedenler birbirlerini anlayabilirler. Bu heyecanlarin derinligini ve siddetini hiç bilmiyenler böyle aci çekenleri anlayamazlar ve hatta onlara sanki çocukmus gibi bakabilirler, alay etmedikleri zaman.

Aslinda bu panik atagi hisleri her insanin içindedir, bebekligimizden kalma, hiç hatirlamasak da. Bebekler kolaylikla, süt biraz geciktigi zaman, kipkirmizi ve mosmor olabilirler. Ama çabucakta tekrar normale dönebilirler, süt almaya baslayinca, tekrar güvenmeye baslayinca. Ama büyüdügümüz zaman, kayip edilen güvenceyi (baskalarina ve bilhassa kendimize), bazen eskisi gibi kolayca tekrar kavusamiyoruz, ve hayatimiz korku ve aci içinde devam edebiliyor. Bu durumlarda, ruh sagligina yaklasmak için, birinci yazimda da dedigim gibi, tekrar güvenmek ve güvenilmeyi, tekrar sevip sevilmeyi ögrenmek ve yasamak gerekiyor. Bunlarda ancak insan iliskilerimizi iyilestirdigimiz zaman tekrar dönmeye baslarlar. Bu yolda, güvenebilecegimiz bir kisi bize yardim edebilir. Tabiîki, herseyden önce, bizim kendimize yardim yapmayi kabul etmemiz gerekiyor, genç “Bayan”nin Almanya’dan bana yazdigi gibi. Derin endise, dehset ve aci içinde yasayip, derdini hiçkimseye anlatmayanlarin sayisi anlatanlardan çok daha fazla.

Unutmayalim ki, derdimizi paylastigimiz zaman azaliyor, sevincimizi paylastigimiz zamanda çogaliyor.

Esenlikle kaliniz.

NOT. Eger, benimle bir psikanaliz terapi arzu ederseniz, videokonferans ile mümkündür. Daha fazla bilgi için MENU deki "Psikanaliz ve psikoterapi online"e tiklayin.

Consultorio: Medicentro. Calle 93B No.17-12/26, Consultorio 406, Bogotá, Colombia.
Teléfonos consultorio: (57)(1) 618 26 29 - 618 25 18 - 622 21 03