Dr. Ismail YILDIZ

Calle 93B No.17-12/26, Consultorio 406 Bogotá - Colombia Tel: (57)(1) 618 26 29

1344270
Hoy
Ayer
Esta semana
Semana pasada
Este mes
Mes pasado
Todos
571
1341
11782
1321266
15616
54072
1344270
Your IP: 54.160.245.121
Server Time: 2017-12-11 09:28:31

RÜYALAR GERÇEKLESIRMI?

 

Dr. Ismail YILDIZ

MD, MSc, Psikanalist.

Asociación Psicoanalítica Colombiana (APC), Federación Psicoanalítica de America Latina (FEPAL) ve International Psychoanalytical Association (IPA), in asıl üyesiyim.

MEDICENTRO. Calle 93B No.17-26, Consultorio 406. Bogotá, Colombia. Tels: (57 1) 618 26 29/25 18

Email: Esta dirección de correo electrónico está protegida contra spambots. Usted necesita tener Javascript activado para poder verla.

Merhaba!

Bütün tarih boyunca rüyalar insanlari ilgilendirmis, hayran birakmis ve hatta bir çesit büyülemistir. Birinci nedeni, sadece bazi insanlarda olan bir sey degil, her insanda sürekli olusan bir iç olaydir. Ikincisi, ruyalarda ölen veya hiç taninmayan kisiler de görünüp bazi fikirlerini verebildikleri için bu, birçok kültürde, insan ruhunun ölmeyip yasadigina dair bir çesit kanit veya delil olarak kullanilmistir. Hatta, isabetli yorum yapildiginda, rüyalarin gelecekte neler olacagini gösterebilecegi de kabul edilmistir. Bazen de rüyalarin Tanri veya Tanrilar tarafindan gönderildigine inanilirdi.

 

Rüyalarin gelecegi gösterdigine, gerçek olacagina dair en eski ve en meshur yazilar Eski Ahit’te (Tevrat) Hz. Yusuf’un hayati ile iliskilidir. Zaten en meshur rüya yorumcusu da, Sigmund Freud’den önce, Hz. Yusuf’tur. Bu konularla ilgili bazi bölümleri yaziyorum:

“...Ve Yakub Yusuf’u bütün ogullarindan ziyade severdi, çünkü o ihtiyarliginin oglu idi...Ve babalarinin bütün kardeslerinden ziyade onu sevdigini kardesleri gördüler; ve ondan nefret ettiler, ve ona tatli söz söyliyemezlerdi.

...Yusuf rüya görüp kardeslerine bildirdi, ve ondan daha ziyade nefret ettiler...(rüyasi).iste, tarlanin ortasinda biz demetler bagliyorduk, ve iste benim demetim kalkti ve dikildi, ve iste, sizin demetleriniz etrafini kusatip benim demetime egildiler. Ve kardesleri ona dediler: Gerçek üzerimize kiral mi olacaksin? Yahut gerçek üzerimizde hüküm mü süreceksin?...Ve yine baska rüya gördü, ve onu kardeslerine anlatip dedi:..günes ve ay ve on bir yildiz bana egildiler. ...ve babasi onu azarlayip kendisine dedi: Bu gördügün rüya nedir? Gerçek ben ve anan ve kardeslerin yere kadar sana egilmek için mi gelecegiz? (Tekvin, Bap.37).

 

Kardesleri kiskançliklarindan Yusuf’u öldürmek için derin bir kuyuya atarlar. Kervancilar Yusuf’u kurtarip Misir’a götürüp bir köle olarak satarlar. Yusuf hapise düser ve orada iki önemli Misir’linin ruyalarini dogru olarak yorum yapar (Yusuf Tanri’nin yardimi ile diyor).

 

Daha sonra Yusuf’un ve Misir’in kaderini degistiren Firavun’un rüyasi ve Yusuf’un yorumu asigidaki gibi anlatiliyor:

“..Firavun bir rüya gördü, ve iste irmagin yaninda duruyordu. Ve iste, irmaktan bakilista güzel ve ette semiz yedi inek çikti, ve sazlar arasinda otlaniyorlardi. Ve iste, onlardan sonra, bakilista çirkin ve ette ciliz baska yedi inek çikti, ve irmagin kenarinda ineklerin yaninda durdular. Ve bakilista çirkin ve ette ciliz inekler bakilista güzel ve semiz yedi inegi yediler. Ve Firavun uyandi. Ve uykuya varip ikinci defa rüya gördü; ve iste, bir sapta yedi semiz ve iyi basak çikti. Ve iste, onlardan sonra ciliz ve sark rüzgârindan yanmis yedi basak bitti. Ve ciliz basaklar yedi semiz ve dolgun basagi yuttular.... sabahlayin Firavun’un cani rahatsizdi, ve gönderip Misir’in bütün sihirbazlarini, ve bütün hikmetlilerini çagirdi, ve Firavun onlara rüyasini anlatti, fakat onlari Firavun’a tabir edebilen bulunmadi.”

Firavun sonunda hapisteki ibranî genç Yusuf’u çagirtir ve iki rüyasini anlatir.

“Ve Yusuf Firavun’a dedi: Firavun’un rüyasi birdir. Allah yapma üzre oldugu seyi Firavun’a bildirdi. Yedi iyi inek yedi yildir, ve yedi iyi basak yedi yildir; rüya birdir. Ve onlardan sonra çikan yedi ciliz ve çirkin inek, ve sark yelinden yanmis bos yedi basak da yedi yildir; yedi kitlik yili olacaktir....Iste, bütün Misir diyarinda yedi büyük bolluk yili gelecektir; ve onlardan sonra yedi kitlik yili çikacaktir.” (Tekvin, Bap.41).

 

Ve Tevrat’ta yazilana göre Firavun’un rüyalari Yusuf’un yorumladigi gibi gerçeklesir. Bununla birlikte, Yusuf’un ögütleri tutularak tedbir alirlar ve yedi kitlik yillarini daha kolay atlatirlar. Bu arada Yusuf’un kendi gençlik rüyalari da gerçeklesir. Yusuf Firavun sayesinde güçlü ve zengin olur, babasi ve kardesleri, kitlik yüzünden, yardim istemek için Yusuf’un önünde egilirler.

 

Rüyalar üzerine görüslerimi yazmadan önce yukarida dolayli olarak bahsedilen bir konuya deginecegim. Yakup, küçük oglu Yusuf’u büyük kardeslerinden daha fazla sevdigini saklayamayip, açik olarak gösteriyordu. Bu durumda dogal olarak Yusuf’a karsi nefret ve kiskançlik yaratiyor ve hatta onu öldürmek istiyorlar. Buna benzer Tevrat’ta anlatilan baska bir vakada, Kain’in (Kabil’in) kardesi Habil’i öldürmesi de esitsizlik önünde kiskançlik yaratilmasi yüzündendir. Buradaki kiskançlik Tanri’nin, kendisine adanan, Habil’in kurbanlarini begenip, Kain’in kurbanlarini begenmemesidir (Tekvin, Bap.4). Bu konuya deginmemin nedeni bazi kisilerin, anne ve babalarinin açik olarak haksiz davranislari karsisinda, kardesleri için büyük hasetlik ve kiskançlik duygularindan aci çekmelerinin nedenini açiklamaktir. Ayni zamanda, büyükanne ve büyükbabalar ile, ana ve babalarin, torunlarina ve çocuklarina, mümkün oldugu kadar, esit davranmalarinin önemini belirtmektir.

 

Simdi rüyalar konusuna dönelim. Tabiîki günümüzde de eskiden oldugu gibi rüyalarin bilinmeyen gelecegi gösterdigine inananlar ve bunu bir çesit baskalarini aldatmak için (bilinçli veya bilinçsiz olarak) kullananlar var. Ayni sekilde, Astroloji ile kisilerin gelecegini ve kaderini söylemeye çalisanlar da açikça (veya bir çesit) yalan söylüyorlar. Heriki durumun da hiçbir bilimsel destegi yoktur, ve hatta gerçek din ikisini de yasaklamistir.

Chicago sehrinin havaalani kontrol kulesine, kendilerini medyum (araci) olarak tanitan veya gördükleri rüyanin etkisinde kalan kisiler tarafindan günde 100 (yüz)’e yakin telefon ihbari yapiliyormus (uçak kazasi olacagini bildiren). Bilindigi gibi yilin çok önemli bir bölümünde (gece-gündüz) hiçbir uçak kazasi meydana gelmiyor. Fakat, eger, yilda bir veya iki kere uçak kazasi olursa (ve normal istatistiklere göre dünyanin her tarafinda olabiliyor), yüz veya iki yüz kisi rüyalarinin gelecegi gösterdigine inaniyorlar, veya bunun “kehanetini yapmis” (gelecegi söylemek) olan medyumlar kabiliyetlerinin gerçek olduguna inanmaya devam ediyorlar.

 

Bu demek degildirki biz hiç bir gelecek olayi rüyamizda göremeyiz. Bir aksilik olmadigi zaman düsündügümüz çok olaylarin gerçekleseceginden eminiz ve gerçeklesiyorlar. Diger olaylarin da olma ihtimalleri var, biz rüya görsekte görmesekte. Rüyalarimizda gördügümüz bazi olayin gerçeklestigine hepimiz tanik olmusuzdur. Bütün bu durumlarda gelecek olaylari rüyalarimizda gerçeklesmis gibi görebiliriz. Bunlarin yaninda, bazi durumlarda da, rüya gördükten sonra, birtakim olaylarin (bizim için olumlu veya olumsuz) gerçeklesmesi için elimizden geleni yapip, onu gerçeklestiriyoruz. Yani, bir nevi rüyamiza destek çikiyoruz.

 

Nörobiyolojik mekanizmasi tam bilinmesede, rüyalar, insan ruhunun uyudugu bazi zamanlarda çalismasinin eseridir. Bir çesit hayal ve düsünce seklidir, fakat sözler yerine görüntüler agir basar.

 

Bir rüyayi gören kisi gördügü rüyaya sasirabilir ama aslinda, bilinçli ve/veya bilinçsiz, bu rüyanin yazari kendisidir. Yani rüyalar kisinin kendi arzularindan, düsünce ve korkularindan kaynaklaniyor.

Çogu zaman rüyalar uyanikken kurdugumuz bilinçli arzularin ve hayallerin gerçeklestigini gösterir. Bu arzular ve hayaller insanlar için önemli olan cinsel hayat (aslinda sevip sevilmenin her alani), kisinin kendini yüceltmesi (basarilar, güçlü olma, kiral olma, vb., Yusuf’un rüyalari gibi; “her yigidin gönlünde bir aslan yatar” deniliyor, ayni deyimi kadinlar için de kullanabiliriz, mesela “her kadinin gönlünde bir prenses veya kraliçe yatar” seklinde) ve bazende baskalarindan öç alma durumlarini içerir. Tabiîki bu rüyalarin gerçeklesebilme ihtimalleri var, fakat büyük çogunlugu gerçeklesmez. Rüyalarin önemi, gelecekte gerçeklesme ihtimalinden çok, kisinin o zamanki iç dünyasini, ruh hallerini (arzular, düsünceler, korkular) göstermesidir. Bir kisi ne kadar fazla rüyalarindan korkmaz ve onlari anlayabilirse, o kadar kendisini fazla tanir ve o kadarda ruh sagligi iyi ve zengin olur.

Bazi rüyalar da bilincinde olmadigimiz hayallerin gerçeklestigini veya gerçeklesmeye yaklastigini gösterir. Bilincinde olmadigimiz arzular ve hayaller genellikle bizim veya baskalarinin ahlâk ve deger yargilarina ters gelenlerdir. Onun için bilinç altina atilmislardir. Yukarida bahsettigimiz üç alanda bilinçaltinda arzularimiz ve hayallerimiz olabilir, ve genellikle vardir. Mesela, sevdigimiz bir kardesimizi (veya baska bir kisiyi) rüyamizda öldürebiliriz, veya ölmüs olarak görebiliriz. Bütün kardesler arasinda, bilhassa çocukluk yaslarindan kalma, hasetlik ve kiskançlik vardir, bilinç altinda da olsalar. Böyle bir rüya bizi çok endise ile uykumuzdan uyandirabilir. O zaman kâbus gördük deyip uyandigimiza seviniyoruz. Bütün gecelerimizin kâbusla dolmamasi için, ruh genellikle endise verebilecek durumlarda, asil niyetleri uyuyan kisinin anlamamasi için (uyumaya devam edebilmesi için) düsünceleri bir çesit taninmayacak bir kiliga sokuyor, sakliyor, gizliyor, kisileri veya yeri degistiriyor. Mesela, rüyamizda kardesimizi öldürecegimize, bizim için pek önemi olmayan bir is arkadasimizi öldürüp uyumaya devam edebiliriz.

 

Fakat ruh ve düsünceler sadece positif hedeflere ulasmak için degil, bilhassa ve herseyden önce bedeni ve kendisini (ruhu) hayatta tutabilmek için çalisiyorlar ve gayret gösteriyorlar (biyolojik kalitim). Bildiginiz gibi maddî hayatimizi tehdit eden bir sürü tehlike var. Tehlike disardan da, içeriden de gelebilir. Dis dünyadan gelebilecek tehlikeleri düsünmek daha kolay: yeteri kadar hava, su ve yemegin olmamasi; deprem, yildirim tehlikeleri; zehirli veya baska tehlikeli hayvanlar; tanimadigimiz kötü kisilerin veya düsmanlarin tehlikesi; tanidigimiz, fakat korktugumuz kisiler (belki borcumuz veya karsilarinda suçlu oldugumuz kisiler, bilinçli veya bilinçsiz); kazalar, vs. Bütün bu dis tehlikeler önünde, manevî aci ve üzüntülerin disinda, yaralanip bedenen aci çekmekten, ve bilhassa ölmekten korkuyoruz. Bütün bu korkular rüyalarda sanki gerçeklesmis olarak yasanabilir, rüyayi kâbusa çevirebilir.

 

Dis tehlikelerin içine koyabilecegimiz baska bir endise kaynagi da “ayrilmaktan korkmaktir”. Bu tehlike küçük çocuklar için gerçekten bir endise kaynagidir, çünkü büyüklerin yardimi olmadan yasamaya devam edemezler. Fakat daha sonra, büyümüs kisiler de böyle bir endise ile bilinçli olarak aci çekebilirler veya kâbus görebilirler. Bu endise genellikle bir kisinin diger bir kisiye maddî ve/veya manevî olarak yeterinden fazla baglandiginda ortaya çikiyor. Mesela, bazi siddetli a$ik olma durumlarinda, beklenmedik bir ayrilik kisiyi tamamen hasta yapabilir, ölüme veya intihara götürebilir.

 

Iç tehlikelere gelince: birincisi vucutumuzun hastalanmasi; ikincisi de ruhî kontrolümüzü kayip etmek, yani delirmek, psikotik olmak. Delirme tehlikesini genellikle iç güdülerimizi yeteri kadar kontrol edemedigimizin farkina vardigimiz zaman hissediyoruz. Istemeyerek ve sonra pisman olabilecegimizi düsündügümüz bir sey söylemek veya yapmaktan korktugumuz zamanlar da hissediyoruz.

Çok kisi rüyalarinda kolayca “deliriyor”, rüyasi kâbusa dönmeden (zaten rüyalar sanrilara çok benzer, olmayan seyler görülüyor ve hissediliyor, bilinçli mantik tamamen kaybolabiliyor, vb.), uyandigi zamanda biraz utaniyor, veya alistigi için kendikendilerine “sadece rüya” idi diyorlar. Bazi kisiler de kendilerine rüyalarinda bile “delirmeye” müsade etmiyorlar ve çogu rüyalari kâbusa dönüyor. Bu durumlardaki kisiler kâbuslarindan korktuklari için uyumakta zorluk çekebiliyorlar. Bu durumlarda uyuma zorlugu kendi basina bir çesit hastaliga dönüsüyor. Tabiîki uykusuzlugun veya uyuma zorlugunun baska nedenleride vardir. 

Bu yazimla rüyalar konusunu bitirmedim. Bilindigi gibi ruyalarda çogu zaman bilinen semboller görülüyor; bazi rüyalarin görünümü ve anlami kisiden kisiye pek degismiyor (ayni tipte rüyalar); psikanaliz sürecince rüya yorumlari yapiliyor.  Bu konulara belki ilerde dönerim.

Gelecek yazim, çocuklarin iyi egitimi için, anne ve babanin çocuklarina karsi davranislari üzerine olacak.

Iyi niyetli rüyalarinizin gerçeklesmesini dilerim!...

NOT. Eger, rüya tabirlerini de içeren, benimle bir psikanaliz arzu ederseniz, videokonferans ile mümkündür. Daha fazla bilgi için MENU deki "Psikanaliz ve psikoterapi online"e tiklayin.

Consultorio: Medicentro. Calle 93B No.17-12/26, Consultorio 406, Bogotá, Colombia.
Teléfonos consultorio: (57)(1) 618 26 29 - 618 25 18 - 622 21 03