Dr. Ismail YILDIZ

Calle 93B No.17-12/26, Consultorio 406 Bogotá - Colombia Tel: (57)(1) 618 26 29

1344269
Hoy
Ayer
Esta semana
Semana pasada
Este mes
Mes pasado
Todos
570
1341
11781
1321266
15615
54072
1344269
Your IP: 54.160.245.121
Server Time: 2017-12-11 09:28:17

ÇOCUKLARIN EGITIMI

 

Dr. Ismail YILDIZ

MD, MSc., Psikanalist.

Asociación Psicoanalítica Colombiana (APC), Federación Psicoanalítica de America Latina (FEPAL) ve International Psychoanalytical Association (IPA), in asıl üyesiyim.

MEDICENTRO. Calle 93B No.17-26, Consultorio 406. Bogotá, Kolombiya. Tels: (57 1) 618 26 29/25 18

Email: Esta dirección de correo electrónico está protegida contra spambots. Usted necesita tener Javascript activado para poder verla.

Merhaba!

Ruh sagligi veya ruh hastaliklari için önemli olan sadece yakin geçmiste veya su anda ne yasandigi degil, ayni zamanda kisinin dogusundan beri nasil yasadigi ve nasil gelistigide önemlidir. Onun için bu yazimda anneler ve babalar için, veya onlarin görevlerini yapan kisiler için, faydali olabilecegini düsündügüm bazi konulara deginecegim.

Bir bebegin veya çocugun ruh sagligi dogmadan önceki anne-baba iliskilerinden de etkilenmektedir. Mesela, anne-baba iyi anlasamadiklari zaman, bebek dogdugu halde, anne veya baba, bazen her ikiside, o bebegin dogmasini arzu etmedikleri ve önüne de geçmedikleri için, o bebege maddi ve bilhassa manevi bakis (sevgi ve sefkat) ve iliskiler yeteri kadar iyi olmamaktadir. Bu da o çocugun ruhunda onarilmasi güç yaralar birakir. Genellikle o çocuk, veya yetiskin duruma geldiginde kisi ruhsal bozukluklar sergilemeye baslar ve giderek ruh hastasi haline dönüsebilir.

Ilk yillarda, bebegin annesi ve babasi ile iliskileri çok önemli, fakat bu yazimda bu konulara deginmeyecegim. Anne okuluna ve ilk okula giden çocuklarin egitiminin bir kismini ele alacagim. Ergenlik ve delikanlilik çaginda egitimin özel zorluklarini baska bir yazimda ele almayi düsünüyorum. 

Nerdeyse bütün meslekler için bir ögrenim ve hatta diploma almak gerekiyor, fakat, anne ve baba olma “meslegi” için hiçbir özel egitim görmek gerekmiyor. Çogu zaman, anne ve babalik, kendi annemizden, babamizdan veya çevremizden gördüklerimizle kaliyor, ve çocuklar önünde ayni hatalari ve zararli davranislari, dolayisi ile ayni “ruh hastaliklarini” nesilden nesile kültürel olarak geçirmeye devam ediyoruz. 

Asagidaki verecegim açiklamalar ve tavsiyeler genel olup konunun ana hatlarina deginiyor. Çünkü, her aile ve her çocuk dünyada tamamen tek oldugu için, herkes için ve her durumda tamamen geçerli izah ve tavsiyeler yoktur. Unutmayalim ki egitmek zordur vede mükemmel olmasi da beklenmemelidir. Bir çocukta ruh rahatsizligi veya egitim zorlugu önemli oldugu zaman bu konuda ihtisasi olan kisilerle danisip gerekenler yapilmalidir. Dünyanin çok ülkesinde anne okullarinda ve ilk okullarda psikoloji danismanlar problemleri çok olan çocuklari anlayip yardim etmeye çalisiyorlar. Ve hatta bazi ülkelerde, anne ve babalari görevlerinde egitmek için bu okullarda “anne-baba okullari” açiliyor. Bende çocuklarimin gittigi okulda böyle bir “anne-baba okulu” açtim ve anne-babalar ile çocuklarimizi evde nasil daha iyi egitebiliriz konusu üzerine seminerler ve tartismalar düzenledim. Bu seminerlerden önce okuldaki ögretmenlerin fikirlerini de aldim ve o okuldaki çocuklarin hangi alanlarda daha fazla zorlandiklarini ögrendim. Asagidaki verecegim genel tavsiyelerin çogu bu okuldaki çocuklarin anne-babalari için hazirladigim bir yazimdan alinmistir.

1. Ana hatlarin en önemlisi, çocuklar anne ve babalarina bir nevi emanet edilmislerdir. Onlarin büyüme ve olgunlasmalarina yardimci olsunlar ve sorumlu bireyler olarak kendi kanatlari ile uçabilsinler diye.

2. Çocuklara yalan söylememek gerekir. Duruma ve ya$a göre, bazi açiklamalar eksik olarak yapilabilir, fakat yalancilik ruhu zehirlemektedir. Çünkü, çocuklar, daha sonra anne ve babanin yalanlarini kesfettikleri zaman ebeveynlerine ve atalarina karsi güvenlerini kaybediyorlar. Bebeklik ve çocukluk çagindaki anne-babaya güven ruh sagliginin temelidir.

3. 6-7 yasindan küçük çocuklarda, büyüklerde oldugu gibi, bilinçli yalanciligin oldugu kabul edilmemelidir. Çünkü, çogu zaman, bu çocuklar hayalleri ile gerçekleri birbirine karistirip sanki yalan söylüyormus gibi konusuyorlar. Daha büyük çocuklarda yalan söylenildigi kesfedildigi zaman anne-baba düsünüp nedenlerini arastirmalidirlar. Yalan söylemelerin altinda genellikle korku, güvensizlik ve kisinin kendinden memnun olmamasi yatar. Böyle durumlarda çocuga tekrar güven verilerek dogruyu söylemesi kolaylastirilmalidir. Daha fazla korku ve ceza ile yalani düzeltmeye çalismak çocuga fayda yerine zarar verir, ve hatta ilerdeki hayati için bir sekil travma yaratabilir.

4. Küçük çocuklara, yaslarina göre sorumluluk verilmesi (tek basina giyinmek, okul görevlerini tek basina yapmayi ögrenmek, ev islerinde yardimci olmak, vb.) kendilerine güvenlerini artirir ve böylece yavas yavas, gerektigi zaman, bagimsiz yasamayi ögrenirler.

5. Bagimsizlik duygusunun yaninda, isbirligi yapma geregini, paylasmanin hayattaki önemini ve zevkini de ögretmek gerekir.

6. Her ailede anne-babanin kurallar koyup çocuklarina açik olarak bildirmeleri gerekir. Her seyden önce anne-baba bu kurallara uymali ve çocuklari önünde ayni sekilde davranmalidir. Bazi özel sartlarda, eger kurallardan disari çikilmak gerekiyorsa, bu durum çocuklara izah edilmeli ve hatta gerekiyorsa özür dilenmelidir.

7. Anne-baba çocuklari önünde ne tartisma nede fiziksel siddet kullanip kavga etmemelidirler. Aralarinda iyi anlasamasalar bile (yeteri kadar iyi anlasan ailelerde bile e$ arasinda problemler eksik olmuyor), çocuklari önünde bir çesit “koalisyon” yapmali ve onu göstermelidirler. Kari-koca aralarindaki problemlerini çocuklardan uzakta, kendi aralarinda konusup halletmeye çalismalidirlar.

8. Anne bir çocugu ile babaya karsi, veya baba bir çocugu ile anneye karsi birlesme veya ittifak yapmamalidir. Maalesef, genellikle bu ittifaklar bilinçsiz olarak yapiliyor, dikkat etmek gerekir. Bazi durumlarda, bilhassa anneler, çocuklarini sadece kendilerine aitmis gibi düsünüp ona göre davraniyorlar, yani bir çesit babayi ruhen silmeye çalisiyorlar, veya siliyorlar. Böyle anneler çocuklarini çok daha fazla severmis gibi davraniyorlar, herseyi onlar için yapmaya çalisiyorlar (buda çocuklarda güven yerine güvensizlik yaratiyor), çocuklari için heryerde tehlike görüyorlar ve hatta çocuklari biraz uzaklastigi zaman veya biraz ayrildiklari zaman büyük endise hissedebiliyorlar. Ayni anne ve babalar, çocuklari büydükleri zaman evlenmelerini, evlenseler bile evden uzaklasmalarina engel olmaya çalisiyorlar (Tabiiki direk söyleyerek degil, onun binbir psikolojik mkanizmalari var). Veya, çocuklarinin evlendigi kadin veya erkek hiçbir zaman onlarin seviyesinde görünmüyor, devamli tenkit ediyorlar (kültürümüzde gelinlerin kaynana korkusu meshurdur!), ve çocuklarinin evliligini bozabiliyorlar (bunun da binbir mekanizmasi var).

9. Anne ve baba, çocuklari önünde, birbirini begenmemek, kinamak ve tasvip etmemek davranislarini, direkt veya dolayli olarak, göstermemelidirler. Problemlerini kendi aralarinda tartisip halletmeleri gerekir.

10. Çocuklar, anne-bablari ile ayni yatakta ve hatta ayni odada yatip uyumamalidirlar. Uyuyor görünseler bile çogu zaman herseyin farkinda oluyorlar!. O yüzden de, genellikle, cinsel iliskiyi sanki bir saldiri ve bir zülüm gibi hayal ediyorlar, ve bazen de büyüdükleri zaman bile ayni inanca devam edebiliyor ve cinsel hayatlarinii bir çesit tabuya ve yasaga dönüstürüyorlar. Bu durumlarda da cinsel hayat karsilikli bir sevgi gösterisi ve zevk kaynagi olmaktan çikip sanki bir iskence, “savas meydani” veya bir zülüm haline gelebiliyor (Bilhassa kadinlar için). Böyle durumlarda da kari-koca anlasmasi zorlasiyor veya imkansizlasiyor. Bosanmalarin en önemli nedenlerinden birisi de budur. (A$ik olma, kari-koca ve aile iliskileri üzerine bir kitap yazdim, fakat simdilk ispanyolca. Bir gün Türkçe’ye çevrilmesini ümit ediyorum).

11. Bazi anne-babalar, çocuklarini baska odalarda yatirsalar bile, ne kendi yatak odasinin kapisini, nede çocuklarin yatak odalarinin kapilarini geceleri kapatmaya cesaret edemiyorlar. Böylelikle, çocuklarinin bir çesit “gece bekçilikligini” kabul edip, cinsel iliskilerini zorlastiriyor veya sartlandiriyorlar. Dolayli olarak da, çocuklari önünde sanki aralarinda cinsel iliski yokmus gibi davranip, ayni mesaji veriyorlar.

12. Çocuklarin egitimi evdeki televizyona birakilmamalidir. Genellikle televizyonlarin reklamlar araciligi ile verdikleri ve ögretmeye çalistiklari degerler: “Eger sizde bu sey (veya nesne) yoksa, degeriniz yoktur”; “Eger bu seyiniz yoksa mutlu olamazsiniz”, vb. Yani her seyi satis, harcama ve kullanis ile sartlandirmaya çalisiyorlar. Liberal veya Neoliberal ekonomik sistem, sadece kâr arayan sistem, dünyada sanki yeni bir din olmak üzere, tabiiki para da onun Allah’i. Maalesef, çogu zaman, anne-baba da bu “yeni ruhî hastaligin” içine düsüyorlar, daha dogrusu, içinde büyüdükleri için farkina bile varmiyorlar.

13. Çocuklarin sonsuz sorularina, bilhassa bebekler nasil yapiliyor ve nerden geliyorlar, cinsel farklilik, cinsi organlarin görevleri, anne-baba çocuklarinin yaslarina göre cevap verip, izah etmelidirler. Mümkünse, kendileri utanmadan ve kizarmadan. Bu konular izah edilmedikleri takdirde, çocuklar kendi kendilerine hayal edip ve çogu zaman da yanlis izahlar icat ediyorlar. Bu icat edilmis yanlis cevaplar düzeltilmedigi zaman kisinin ilerdeki cinsel hayatini da bozabiliyorlar.

14. Ölüm konusunu da gerektigi zaman izah etmek gerekir. Küçük çocuklar genellikle ölüm ile ayrilik kavramlarini tam olarak ayirt edemiyorlar. Bazen ayriligi sanki ölüm gibi yasayabiliyorlar.

15. Bir oyuncak kirildigi veya kayip oldugu zaman kosarak yenisi alinmamalidir. Kayip etme ve kirma durumlarinda kaybolan oyuncagin üzüntüsünü çekmeyi ögrenmeleri ilerisi için daha sagliklidir. Çünkü hayatta bazi seylerin ve kisilerin kaybedilmesinin önüne geçemiyoruz.

16. Çocuklari iyi dinlemek gerekir, sadece duymak degil. Dinlemek, insanin kendini diger kisinin yerine koyarak onu anlamaya çalismak için yapilir.

17. Her gün, az da olsa (yarim saat olabilir), her çocuk ile ayri olarak bir zaman verilmesi çok sagliklidir. Sevgi azligi veya yoklugu maddî seylerle telafi edilmeye çalisilmamalidir.

18. Peri masallarini anlatmak veya çocuklarla okumak çok faydalidir. Bu konulardaki filmlere de beraber bakmak gerekir, çünkü, çogu zaman, korktuklari durumlarda anne veya babanin çocukla beraber olmasi onu sâkinlestirmektedir.

19. Genellikle, 3 ile 6-7 yaslari arasinda, erkek çocuk daha fazla annesi ile, kiz çocuk da babasi ile beraber olmak ister (Edipus Kompleks). Bu durumu anlayis ile karsilamak gerekir.

20. Küçük çocuklari, anne ve baba kucagina alarak sevgi göstermesi çok önemlidir.

21. Günlük yapilmasi gereken seylerin (yataga gitme, yataktan kalkma, yemek, giyinmek, yikanmak, vb.) evde problem yaratmamasi gerekir. Evdeki konulmus kurallara uymak sagliklidir, anne-babanin da bunlari kolaylastirmasi gerekir.

22. Çocuklarin saldirganligi oldugu zaman, anne-babanin, her yasa göre, SINIR koymalari gerekir. Fakat ne kendilerini tamamen yenilmis gibi hissetmeleri nede kin ve intikam duygularini beslememelidirler. Ara sira çocuklarina kizmalari ve hatta geçici nefret hissetmeleri normaldir. Fakat, eger ceza verme durumu varsa, öfkeyle kalkip zararla oturmamak için, öfkelerinin geçmesini bekleyip, çocuga, yasina göre, egitici bir ceza verilmesi gerekir, yani anne-babanin kendilerini daha iyi hissetmeleri veya intikam almalari için degil.

23. Anne-baba, çocuklarini, bilhassa baskalari önünde, utandirmamali, asagilamamali, küçük düsürmemeli, onurunu ve gururunu kirmamalidir. Tersine, her çocuk için kendi alaninda basarilarini ve iyi taraflarini açikça söyleyip, deger verildigini ve sevildigini gösterip, hissettirmek gerekir.

24. Çocuklari iyi çocuk olarak övmemek ve kötü çocuk olarak da mâhkum etmemek gerekir. Sadece yaptiklari seyler ve belirli davranislari iyi veya kötü olarak degerlendirilmelidir. Böylece çocugun kendini düzeltmesi ve daha da iyilesmesi için bir ortam ve imkan yaratilir.

25. Normal olarak, çocuklar ev görevlerini kendileri hatirlamali ve yapmalidirlar. Unuttuklari zaman da onun sonucunu yasamalidirlar. Bazi zor durumlarda, ögretmenin tavsiyesi ile, anne-baba çocuguna, geçici olarak, ev ödevlerinde yardimci olabilir.

26. Çocuklarimiza, kendi örneklerimizle, bu hayatta birseyler yapabilmek, bazi seyleri daha iyiye dogru degistirebilmek ümidini verebilmemiz gerekir. Hayal ve düslerimizin olmasinin saglikli oldugunu gösterip, bunlarin bazilarinin gerçeklesmesi için gayret göstermenin, bunlarin gerçeklesmesinde bir etken olduguna inandirmak mümkündür. Dünyadaki en mutsuz ve bedbaht kisiler gelecek için kendileri ve digerleri üzerine ümitlerini kaybetmis kisilerdir.

27. Anne-babalar, çocuklarimiza her yemek zamaninda bir balik hediye etme yerine, degisen rüzgarlara (bazen de firtina veya tifon) ve dalgalara ragmen, eger balik tutmayi ögretirsek, onlarda kendi hayatlarini kurabilir ve hatta ondan tatmin de olabilirler. Eger suda balik biterse, yaraticiligini kullanarak hayatina baska çözüm arayabilecegine inanmalari ümitli yasamalarini kolaylastirir.

28. Ruh sagliginin ilk temeli olan insanlar arasindaki karsilikli güvenme, dogustan beri aile hayati içinde ekilir ve korunur (veya yipranir, zedelenir ve yikilabilir). Karsilikli güvenme, karsilikli saygi (korku degil), arkadaslik ve adalet duygulari, mutlulugun kökeni olan sevme ve sevilme hisleri, bebeklikte ve çocuklukta aile hayati içinde baslar, daha sonra islenip, yetistirilip, büyütebilinir.

 

Diger taraftan, anne-baba ne kadar iyi davranirsa davransin, bazi durumlarda egitim beklenildik sonuçlari vermemektedir. Atalarimiz bu durumlari dile getirmek için “Bos kuyu koyma su ile dolmaz” demislerdir. Çocuklarin egitiminde, eger birazcik içlerinde kendi sulari varsa (biyolojik kalitim) anne-baba, ögretmenler ve çevre, disardan yeteri kadar su koymasi gerekiyor.

 

Çocuklarin egitiminde sadece bu 28 madde degil, sonsuza yaklasan durumlar vardir. Ve çocuklarin egitimi de zordur. Ama çocuklar sadece zorluk kaynagi degillerdir, anne-baba için bir sevinç kaynagi, bir çesit hayatlarina daha derin anlam verenlerdir.

 

Esenlikle kalin.

NOT. Eger, çocuklariniz veya kendinizde olan özel zorluklar için benimle bir psikanaliz terapi arzu ederseniz, videokonferans ile mümkündür. Daha fazla bilgi için MENU deki "Psikanaliz ve psikoterapi online"e tiklayin.

Consultorio: Medicentro. Calle 93B No.17-12/26, Consultorio 406, Bogotá, Colombia.
Teléfonos consultorio: (57)(1) 618 26 29 - 618 25 18 - 622 21 03