Dr. Ismail YILDIZ

Calle 93B No.17-12/26, Consultorio 406 Bogotá - Colombia Tel: (57)(1) 618 26 29

1344274
Hoy
Ayer
Esta semana
Semana pasada
Este mes
Mes pasado
Todos
575
1341
11786
1321266
15620
54072
1344274
Your IP: 54.160.245.121
Server Time: 2017-12-11 09:29:15

PSIKANALIZ TERAPI NEDIR?

 

Dr. Ismail YILDIZ

MD, MSc., Psikanalist.

Asociación Psicoanalítica Colombiana (APC)Federación Psicoanalítica de America Latina (FEPAL) ve International Psychoanalytical Association (IPA),in asıl üyesiyim. 

Merhaba!

Burada psikanalitik ruh tedavisine (psikanalize) küçük bir giris açiklamasi yapacagim. Bu konuda biraz daha fazla bilgiyi diger “TÜRKÇE PSIKOLOJIK MAKALELERIM” bölümünden okuyabilirsiniz.

Freud (1856-1938), yirminci yüzyilin baslarinda, psikanalizi bir psikoterapi (ruhî tedavi) sekli olarak ve ayni zamanda yeni bir bilim dali olarak yavas yavas icat etti. Baslangiçta duygusal ve / veya davranis bozukluklari olan hastalarini hipnoz ile tedavi ediyordu. Hipnotik tedavide tekrarlanan basarisizliklar ve iyilesmelerin çok geçici olmalari karsisinda denilen hastaliklari tedavi için psikanalitik yöntemi yaratti. Yani, hipnoz altinda kisiye iyilesmesini telkin etme yerine (alttaki nedenleri unutturmaya çalisarak), semtomlari üreten bilinçdisi veya bilinçalti faktörleri (“gizli, sakli”) yavas yavas açikliga kavusturmanin daha iyi sonuçlar verdigini kanitladi.

Bu yillarda, Freud, her kiside, normalligi ve anormalligi hesaba katmadan, bilinçli faktörlerin yaninda, bilinçalti faktörlerin oldugunu ve kisi farkina varmadan onu etkiledigini kesfetti. Freud, bilinçalti faktörlerin sadece ruhî hastaliklarin semtomlarini yarattigini degil, ayni zamanda rüyalarin, bazi “dil kaymalarinin” (lapsus lengua), davranis kaymalarinin (kazalarin), unutmalarin, $akalarin, espirilerin ve mizahlarin olusumlarinda da etkili olduklarini, izah ederek, kanitladi. (Okumadiysaniz, Freud’ün 1900 de yayinladigi rüyalar tabiri (konuyla iliskili yazimi RÜYALAR GERÇEKLESIRMI? linkinden okuyabilirsiniz), ve 1905 de espiriler ve komik üzerine yazdigi kitaplari tavsiye ederim. Çok sade bir dil kullandigi için herkesin anlamasi mümkün.).

Psikanalizin felsefeden ve diger psikoloji akimlarimdan en büyük farki bilinçalti faktörlerini hesaba katmasidir. Gerçekten de, bilinçalti faktörlerin, bilinçlilerin yaninda, farkinda olmasak da hepimizi etkilemesidir. Bazen kendi kendimize diyoruz: "Ben kendimi anlamiyorum, bir seyi yapmak istiyorum, fakat yapmiyorum", veya "Böyle bir seyi yapmak istemiyorum, fakat kendimi kontrol edemiyorum", veya, "Ben böyle küçük bir sey karsisinda kaygilanmak istemiyorum, fakat bu benden daha da kuvvetli, yani direncimi asiyor”, vb. Bu saydiklarimizdan fazla, bilinçalti faktörler, bütün insanlarin hayat çeliskilerinin, anlasilmayan "rahatsizliklari"nin, asiri öfke patlamalarinin, açiklanamayan derin üzüntülerinin, sürekli uykusuzlugun, psikosomatik hastaliklarin, korkunç ANKSIETE VE PANIK ATAKLARININ, ve diger nevroz, bagimlilik, sosyopat, sapiklik, "görünmeyen" ve görünen deliliklerin (psikozlar) bariz semptomlarinin üretiminde etkili oluyorlar.

Bilinçalti faktörler ayni zamanda insanlarin yasayabildigi en büyük mutluluk, sevinç, his ve duygularinin olusumunda da etkili oluyorlar. Mesela, bedensel (sehvet) veya ruhî (mistik) anlatilmaz zevk ile kendinden geçmek (extasis), veya karsilikli a$ik olundugu zaman hissedilen çok büyük mutluluk ve sevinç hislerinde oldugu gibi. Sözlerle anlatilmasi zor veya imkansiz olan böyle yasamlari ve tecrübeleri sairler, türküler, sarkilar ve ilahiler, müzigin de yardimiyla, daha iyi dile getirebiliyorlar (çogu zaman da mecazi anlamlar kullanarak). Mesela, kültürümüzde, Mevlana (Ne olursan ol, gene gel!) ve Yunus Emre (Gel gör beni a$k neyledi!), Tanri askinin hissedilmesini siirlerinde dile getirenlerdendir. Insanlarin insanlara karsi gelisen a$k ve $ehvetini anlatan türkü, sarki ve romanlar her kültürde sonsuz denecek kadar çoktur.

Bunlarin disinda sonsuz insan duygulari, heyecanlari, helecanlari, tutkulari, endiseleri, elemleri, acilari ve semtomlari, zihin ve mantik tarafindan anlasilsa da anlasilmasa da, bilinçalti faktörlerin etkileriyle olusuyorlar.

Fazladan, ispanyolcada, “kalbin sebeplerini akil anlamaz”, halk deyimi de bilinçalti faktörlerin insan hayatindaki etkilerini ve önemlerini belirtmektedir.

 

Psikanaliz sesyonlarinda, “hasta” (aslinda psikanalistler psikanaliz olan bir kisiye hasta demiyoruz), en özgür biçimde, istedigi gibi ve istedigi konularda konusur (serbest çagri$im); psikanalist yargilamadan dinler ve gerektigi zaman sorar ve bilinçalti faktörleri açiklar ve yorumlar. Bu sayede hasta kendini yavas yavas daha fazla taniyarak daha iyi kararlar alir.

Her durumda, sadece kendini daha fazla tanimasi degil, ayni zamanda özgür olarak konusabilmek (katarsis), analisti tarafindan hesaba katildigini, sayildigini ve anlasildigini hissetmek (bir çesit sevilme sekli) de hastanin aci ve elemlerini yavas yavas azaltir. Hastanin yavas yavas analistine güvenmeye baslamasi da (eger analist hastanin güvenini hak edebilirse) psikanalitik süreci kolaylastirir.

Analist hastanin arzularini, korkularini, çeliskilerini, açiklarini, engellemelerini ve ayni zamanda potensiyellerini, yeteneklerini ve sonsuz yaratma gücünü tanimasina ve anlamasina yardimci olur. Bu sayede hasta daha fazla özerklik ve özgürlük kazanir, ve duygusal hayatta kendini daha iyi kontrol edip, daha iyi kararlar alarak onlari gerçeklestirebilir. Bütün bu islemler, hastanin kendisini daha iyi hissetmesine (özsaygi ve özsevgi) ve kendine daha fazla güven (özgüven) kazanmasina yardimci olur.

Psikanalizin kisiyi önceden belirlenmis bir hedefe götürme niyeti yoktur. Psikanalizde olan kisi, analistinin yardimiyle (Analist, hastasinin geçmisini, simdiki durumlarini ve gelecekteki alternatif yollarini aydinlatir (içgörü, insight)), hayatina nasil yön verecegine ve hayatinin ne anlami olacagina kendisi kademeli olarak karar verir.

Psikanalizde olan kisi, kendini daha iyi hissettigi zaman, diger aile üyeleri, arkadaslari ve meslektaslari ile de daha iyi anlasir. Bütün bu degisiklikler kisinin ruhî acilarini ve hatta bazen de bedensel acilarini (psikosomatik hastaliklarini) azaltir, ve kisi kendisini daha iyi hisseder.

Yasadigimiz tüketim toplumu içinde hayat zorluklari ve problemlerini çabucak çözme arzusu her tarafta var. Ve bilhassa ruhî sorunlari tedaví etmek için de nerdeyse mucizevi sifalar söz veren çok tedavi sekilleri söyleniyor. Bu tedavilerin çogunun baslangiçta yardimi oluyor, ancak etkileri genellikle yüzeysel ve geçicidir.

Psikanaliz ciddi bir tedavi seklidir, genellikle psikanaliz olan kiside derin ve kalici etkileri olur. Psikanalitik sürecin kisilik üzerinde bu degisimleri gerçeklestirebilmesi için yeterli motivasyon, zaman ve özen gerekir.

 

Psikanaliz için normallik, nevrozlar, sapikliklar ve psikozlar arasinda belirli bir ayirim çizgisi yoktur. Fazladan, “normallik” sadece hastaligin olmamasini belirtmemelidir, ayni zamanda iyi ve ruhen doyurucu bir hayat gerçeklestirmeyi (mutluluk) gerektirir.

Normallik, saglik ve ruh sagligi, kisinin kendini ve etrafini iyilestirmek için potansiyellerini, yeteneklerini y yaraticiligini olumlu gelistirmesi de demektir. Bu konuda daha fazla bilgiyi "RUH SAGLIGI NEDIR?" linkimden okuyabilirsiniz.

 

Resmî kuruluslarda egitimini bitirmis bütün psikanalistler, bir psikanaliz profesörü ile, haftada 4 veya 3 sesyon olarak, 5 veya daha fazla sene, kisisel psikanaliz sürecini yasayip, geçtiklerini vurgulamak istiyorum. Yani, psikanalist, baskalarina yapacagi tedaviden önce kendisi geçiyor.

Psikanalitik tedavi endikasyonu insanlara ruhen (psi ruh anlamina gelir) yardimci olan bütün meslektaslara, bilhassa psikologlara ("ruh bilginleri") ve psikiatrlara ("ruh tedavicileri") yapilmalidir. Böylece, onlar da, psikanalistler gibi, kendi açiklarini (eksikliklerini), çeliskilerini, engellenmelerini (inhibition) ve baska özel problemlerini taniyarak etkilerini azaltabilirler. Bu çesit bilgiler, tecrübeler ve otokontroller onlarin kendi problemlerini hastalarina geçirmemeyi (psikoterapistin kisisel aktarimlari veya transferleri) ve bilhassa hastalarinin acilari ve projeksiyonlari ile (hastalarin aktarimlari veya transferleri) fazla “bogulmamalarini” (terapistin karsi-aktarimlari veya karsi-transferleri) saglar. Dolayli olarak da daha iyi psikoterapi yapabilirler.

Basinda da dedigim gibi, bu yazim psikanalize küçük bir giris. Psikanaliz süreci burada anlattigim kadar basit ve kisa degil, fakat mümkün. 

PSIKANALIZ TEDAVISININ DIGER ENDIKASYONLARI:

- Devamli yalnizlik ve bosluk duygulari, kisilerarasi iliskilerde tekrar tekrar eden zorluklar, asiri utangaçlik ve sosyal fobi.

- Izahi olmayan ve uzun süren anksiyete ve stres.

- Okul, üniversite, meslek hayatinda ve bilhassa a$k ve sevgi iliskilerinde tekrar eden basarisizliklar.

- Izah edilemez korku (fobi) ve panik ataklari. Bu konu üzerine "PANIK ATAK, ACILARIN VE ENDISELERIN BÜYÜGÜ" linkinden makelemi okuyabilirsiniz.

- Hayati zorlastiran obsesif düsünceler ve kompulsiyonlar (kontrol edilemeyen davranislar).

- Izahi olmayan depresyon veya melankoli (muhtemelen intihar düsüncesi ve tesebbüsü de olabilir).

- Evlilik hayatinda önemli duygusal bozukluklar. Baslangiçtaki aski olgun bir sevgiye dönüstürememek, iletisim güçlükleri, zararli davranislar, birbirini degersiz ve küçük düsürme, vs.

- Cinsellik bozukluklar. Iktidarsizlik, kadinda cinsel sogukluk, erotik arzu eksikligi (e$ini sevdigine inanmasina ve söylemesine ragmen), vb.

- Asimile olmayan escinsellik ve diger cinsel “sapmalar”.

- Çok zor ve çok problemli yasanan ergenlik ve deli-kanlilik. Deli-kanliligin delilikleri bazen bütün hayat boyunca sürebiliyor. Bu konu üzerine yazdigim “ERGENLERIN VE GENÇLERIN SORUNLARI VE EGITIMI” makalemi bu linkten okuyabilirsiniz.

- Çocuklarinin egitiminde çok zorluk çeken anne ve/veya babalar. Bu konu üzerine yazdigim “ÇOCUKLARIN EGITIMI” makalemi bu linkten okuyabilirsiniz.

- Maddî ve/veya manevî kayiptan sonra bitmeyen yaslar. Sevilen birisinin ölümü, ayrilik, bosanma, göç veya sürgün, amputasyon veya tedavi edilemez bir hastalik, vb.

- $izofrenler ve diger psikozlar. Psikanalitik tedavi hastanin ve yakinlarinin acilarini ve endiselerini epeyce azaltip, giderebilir.

- Psikolojik faktörler tesirinde olan bedensel hastaliklar (psikosomatik): Gastro-duodenal ülser, astim, ülseratif kolit, vb.

- Organik hastaliklardan dolayi gelisen önemli duygusal bozukluklar (somatopsijik).

- Ya$lilik veya hastalik yüzünden, ölümün yakinligi anksietesi.

- Meslegi gelistirmek: egitimciler, ögretmenler, doktorlar, dis hekimleri, yöneticiler, antropologlar, sosyologlar, iletimci ve gazeteciler, danismanlar, sanatçilar, aktörler, müzisyenler, vb.

- Son olarak, daha az aci çekmek (veya gerektigi zaman insan gibi aci çekebilmek) ve/veya sadece ruh evrenini (zihin, akil ve duygular) gelistirip büyüterek daha iyi yasamak için psikanaliz yapilabilir!

Her durumda, endikasyondan önce, her kisinin durumunu, maddî ve manevî yasamini degerlendirmek gerekir. Ilk görüsme (konsultasyon) bunun için yapilir ve psikanaliz tedavisine baslama –veya baslamama- karari bu konsultasyonun sonunda beraber alinir. Ayni zamanda tedavinin günleri, saatleri ve sesyon ücretleri belirlenir.

Bogotá’dan uzaklarda yasayanlar için internetle (videokonferans) psikanaliz tedavisi için “PSIKANALIZ VE PSIKOTERAPI ONLINE” de baska bilgiler edinebilirsiniz.

Kisisel olarak daha özel ve fazla bilgi edinmek isterseniz, email adresime yazabilirsiniz: Esta dirección de correo electrónico está protegida contra spambots. Usted necesita tener Javascript activado para poder verla.  (veya, outlook sisteminizde zorluk olursa “Para contactarme” bölümünden mailinizi gönderebilirsiniz).

Esenlikle kalin!

Çarsamba, 22 Aralik, 2010, BOGOTÁ.

 

Consultorio: Medicentro. Calle 93B No.17-12/26, Consultorio 406, Bogotá, Colombia.
Teléfonos consultorio: (57)(1) 618 26 29 - 618 25 18 - 622 21 03